Bizimkiler…
-Burnun neden bu kadar büyük?…
“-Benim burnum büyük değil, seninki küçük…”
-Beni hiç önemsemiyorsunuz, çıkıyorum…
“-Aaa… Sen burada mıydın?…”
-Pardon saatin kaç?…
“-Sen kaç olmasını isterdin?…”
-Bey odada fare var, birşeyler yap…
“-Niye?… Ben kedi miyim?…”
-Günde kaç tane kola içiyorsun?…
“-İçebildiğim kadar…”
-Şu tuzu uzatır mısın?…
“-Tuz uzamaz…”
Bizim Meslek
Garson bifteği güçlükle kesmeye çalışan müşteriye pişkin pişkin gülerek, sorar:
-Nasıl buldunuz?
Müşteri yarı kızgın, yarı alaylı:
-Bizim meslekte buna birinci kalite denir.
-O halde siz kasap olmalısınız.
-Hayır, kösele tüccarıyım.
Yapılmayacak harçlık şakaları
Sinemaya gideceğini ima ederek, “Tamam bu yeter, ışıkçıya bahşiş” demek…
Uzatılan paraya burun kıvırarak, “Biliyor musunuz Selim’in günlüğü 500 euro olmuş” demek…
Her harçlık alışta “Tamam bu köşedeki dilenciye, ya benimki” demek…
Avrupa Birliği’nin standartlarını hatırlatarak, “Müzakere sürecinde bunu görmemiş olayım” demek…
Babadan harçlığı aldıktan sonra “Evet, yok mu arttıran”
diye anneye yönelmek…
Duvar Yazıları
-Bir kola ısmarla da dostluğumuz pekişsin…
-Merhaba dünyalı, biz dostuz…
-Bu hayatta kolay kolay pes etmemeyi öğr…
-Çocuklar yarın duvar yazısı imtihanı var…